Evet, 22 Şubat’tan beri Brüksel’de kızımın babannesi ve dedesiyle birlikteyiz. Geçen hafta işlerimizi halletmekle ve Brüksel’le hasret gidermekle geçti. Bu hafta biraz daha sakin geçecek gibi görünüyor. Geçen hafta kayınbiraderim ve eşinin yeni evine yemeğe gittik. Sofrayla ve Levent’in pişirdikleriyle (çok iyi yemek yapar) ilgili yazımı fotoğrafları bilgisayara yükler yüklemez yemek blogumda bulabileceksiniz.
Gelelim Ankara’dan ayrılmadan önceki iki büyük partiye. İlki, annesinin birtanecik cadısı, kızımın Ankara’daki ilk kız arkadaşı tatlı Mira’mızın doğum günüydü. Aman ne kalabalık ve ne hareketli bir gündü.

Yarım şişirilmiş balonlar (anne baba tedbiri), paylaşılamayan oyuncaklar, peri kızı kıyafetiyle ortalıkta uçuşan Mira, gayet şık giyinmiş küçük adamlar, bebişlerden fırsat kalırsa cümlesini tamamlamaya çalışan anneler, Banu’nun büyük bir özenle hazırladığı ve “kim yiyecek bu kadar çok şeyi” dedirten çeşit çeşit ve lezzetli marifetleri, Cenk’in kapı açılır açılmaz “hoş geldiniz”le birlikte “ben alayım” diyerek ufaklıkları kucaklayışı, kızımın anneanne özlemini Mira’nın sevgi dolu anneannesiyle giderme çabası...Hangisini anlatayım bilemedim.

ben de merak ediyordum nerelerdesin diye. haberlerinize sevindim.. iyi gezmeler...
YanıtlaSilsevgiler
gorki
yorum gönderdim ama sanırım yokolmuş:-) neyse, haberlerinize savindimmm, oralardan fotoğraflar da isteriz..
YanıtlaSilsevgiler
gorki
Ben de Brüksele bir gitti pir gitti diyordum!.. Buraları bizleri unuttun sanmıştım... Hoşgeldin..
YanıtlaSil